A love letter-in-a-bottle

Ali Riza Esin, 20 Mart 2013 — 1 dk.

Oliver Reichenstein’ın dar konu odaklıymış gibi görünen ama farklı bağlamlara vurulduğunda başka başka kapılar açabilen okunaklı denemelerinden…

“Learning to See”

Twitter’da üzerine çalıştığı izlenimini oluşturduktan hemen sonra RT ettiği takipçi geribildirimlerinden birinde de ifade edildiği gibi, John Berger’in ünlü belgeseli (ve kitabı) “Ways of Seeing” (Görme Biçimleri) üstüne alınınca, hepsini yemesen de “bunu paketler misiniz lütfen” demene değecek kadar lezzetli bir esermişti bu, bence —vargıları* itibarıyla da…

—ki şair yazısında bazı “eserlerin” üzerinden usulünce geçmenin faidelerine de değiniyor, isabetle.

(*) Katılıyorum. / Bunu böyle diyebilecek kadar aşinayım o meselelere. / Üzerine laf ebeliği yapacak kadar önemli buldum. / Burnundan kıl aldırmayan bir terbiyesizlikle söylüyorum, çünkü buna değer. / Velev ki… / Ve dahi…

Bana hepsi uyar.

“Personal taste vs sophistication” başlığı altından tadımlık birkaç paragraf:

“(…) the everyday notion of ‘design’ doesn’t say much about design as functional beauty. Personally (dis-)liking a colour, form, or image is not a matter of design, it is a question of personal taste. And as we all know, when it comes to personal taste there is not much to talk about there. But in addition to personal taste there is something that we can call ‘trained taste’ or ‘sophistication’. Let me recapitulate:

  • Whether I like pink or not, sugar in my coffee, red or white wine, these things are a matter of personal taste. These are personal preferences, and both designers and non designers have them. This is the taste we shouldn’t bother discussing.
  • Whether I set a text’s line height to 100% or 150% is not a matter of taste, it is a matter of knowing the principles of typography.
  • However, whether I set a text’s line height at 150% or 145% is a matter of Fingerspitzengefühl; wisdom in craft, or sophistication.

Obviously, beginners in design don’t have the same “finger tip feeling” as Mr. Tschichold. (…)”

Ve şu da yazıdaki bolluğuna bereket alıntılardan biri:

“…we don’t see that we don’t see.” Maturana & Varela, The Tree of Knowledge

Bu.