Ben bugün bunu öğrendim

Ali Riza Esin, 8 Mayıs 2016 — 2 dk.

Bilmiyordum, bugün öğrendim: Rigor kelimesi… Seth’in blogundan: “Doing things with rigor takes effort, but not everything you put effort into is done with rigor.” Seth Godin…1

Önce yazıyı (önemli bir bölümünü — kısa bir yazı) paylaşmak istiyorum:

Rigor is a focus on process. Paying attention to not just how you do things, but why. Rigor requires us to never use an emergency as an excuse. It is a process for the long haul, the work of a professional.

(…)

We know that you’re working hard.

The next step is to do it with rigor.

Google Translate’e göre bu bir isimmiş. İngilizce olarak şu tanım var: “the quality of being extremely thorough, exhaustive, or accurate.” Türkçe çevirisi için önerdiklerinden bazıları ise; titizlik, sertlik, kesinlik, katılık, zorluk, sıkıntı, cefa… kötü koşullar…

“Titreme” diyor, üzerine titreme olabilir mi acaba? Olamaz. Sanmıyorum. Bir şeye, bir işe kendini verme… kendini kaptırma… Bunlar da değil sanırım. Titreme işte! Sinirden titreme gibi sanki, zangır zangır. Böyle anlamak istiyorum, Türkiye’de yaşayan biri olarak. Konulara patolojik bakmaya eğilim göstermek bir başka patoloji konusunun belirtisi olabilir belki ama içinden dil (dolayısıyla iletişim ve dolayısıyla bilgi sağlığı) geçen her konu anlamadan anlama arızalarını ve yanlılıkları çağrıştırmaya devam ediyor bende — epistemoloji ve davranış bilimleri (ekonomisi) üzerine yazılmış kitaplar kurcaladığımdan beri özellikle.

“Rigor” diyordum, evet.

Latin kökenli bir kelimeymiş, rig’den geliyormuş (katılık —esnekliği olmayan—, tam olarak) ve garip ama İngilizce… “Rigour” diye de geçiyormuş, İngiliz İngilizcesiyle.

Tureng sözlük, yaygın kullanımını “cefa çekmek” diye veriyormuş.

Merriam-Webster, “the difficult and unpleasant conditions or experiences that are associated with something” diyor ve “the quality or state of being very exact, careful, or strict” diye de ekliyor. Kabul ediyorum. Olabilir. Mümkündür.

Bilmeyince…

Ama yazı bundan çok daha önemli bir şey söylüyor. Diyor ki özetle:

Üstlendiğiniz görev, yaptığınız iş, eylediğiniz eyleme, her ne boksa işte… Çalışacaksanız adam gibi çalışın. Artistlik yapmayın!

Efendi olun…2

“Neyi niye yaptığınıza bakın bir önce, nasıl yaptığınıza değil sadece.”

Bir hikâyesi olsun ve o hikâyeyi kendiniz yazmış olun mümkünse…

Diyor galiba…

 

Dipnotlar

  1. Rigor, Seth Godin ↩︎
  2. “Efendi olun” ifadesinden sola dönerken biraz açıktan almak lazım (kendi kendime yazdığım her şey için işe yarar bir yöntem). Nietzsche üzerinden açarsam, onun “efendi – köle ahlaksallığı” üzerinden değil “üst insan” tarifi üzerinden. ↩︎
Kategori: alıntı, yazı