“Bir imecenin öyküsü…”

Ali Riza Esin, 24 Temmuz 2012 — 1 dk.

“Mehmet ve Sema Rifat, iki dilbilimci ve iki çevirmen. Mehmet Rifat’ın yaşamı bir noktada benimkisine çok benzeyen bir yaşam. İkimiz de bildiklerimizi zaman zaman üniversitelerdeki öğrencilerimizle paylaştık, fakat alanlarımızda çalışmalarımızı sürdürebilmek için hiçbir ortamı olmazsa olmaz saymadık. Belli yerler için belli çalışmalar hazırlamaktan çok, önce üretimlerimizi gerçekleştirdik, sonra onlara yer aradık.

Bir zamanlar İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda kesişen yollarımız, benim YAZKO Çeviri’nin başına getirilmemle birlikte çok yoğun bir birlikteliğe dönüştü. İlk sayıların hemen ardından Mehmet Rifat’tan, dergide ‘Dilbilim Yazıları’ başlığı altında düzenli bir bölüm oluşturup oluşturamayacağını sordum. Alacağım yanıtı önceden biliyordum. Tıpkı sevgili Yurdanur Salman gibi, Mehmet ve Sema Rifat da imece tiryakisiydiler.

‘Dil Yazıları’, YAZKO Çeviri’nin Mayıs–Haziran 1982’de çıkan 6. sayısında, ‘Prag Dilbilim Çevresi’ ile başladı ve derginin son sayısına kadar sürdü. İki yıla yakın bir süre boyunca Mehmet ve Sema Rifat, bu bölümü neredeyse kuramsal düzeyde bir dilbilim okuluna dönüştürdüler. Derginin yönetmeni olarak bana düşen tek şey ise, her sayı basıma verilmezden önce Mehmet Rifat’ın kılı kırk yararcasına bir titizlikle hazırladığı dosyalara hayran kalmak oldu. Roman Jacobson Bölümü, Dilbilim ve Göstergebilim Terimleri, André Martinet ve Roland Barthes bölümleri, aklıma gelen ilk dosya başlıkları. Bu sürekli çalışmalar boyunca Mehmet ve Sema Rifat, ‘Dilbilim Yazıları’nı hem kendi yazılarıyla ve çevirileriyle, hem de başkaca uzmanlardan aldıkları ürünlerle desteklediler.

(…)

Kimi dostlukların akıp giden zamandan bağımsız olduklarını düşünüyorum. Onların temeli öyle sağlam atılmıştır ki, başkalarına çok uzun gibi gelebilecek zamanlar boyunca yüz yüze gelme fırsatı bulunamasa bile, o dostlukların, üstlerine bina edilmiş imece atmosferleriyle, daha doğrusu imece tiryakilikleriyle birlikte, hep orada olduklarını ve onlarla yeni ufuklara açılabileceğinizi bilirsiniz.”

Ahmet Cemal, Giderayak, Can Yayınları

Kategori: alıntı