Durma demek için durmak nasıl bir döngüdür abiler?

Ali Riza Esin, 19 Haziran 2013 — 2 dk.

“Davranışları(mızı)n büyük bir kısmı bilinçsiz ve otomatiktir. Otomatik davranış döngüsünde zihin, önceki durumlarla yeni durum arasında en iyi eşleştirmeyi yaparak, yeni durumda verilecek tepkiyi, önceki tepkilerden en çok benzeyeni temel alarak gerçekleştirmektedir. Zihnin bu işleyiş tarzı, aynı şeylerle defalarca karşılaşıldığında zaman kazandırmakta, yeniden düşünmekten kurtarmaktadır. Bu döngü sabah yataktan kalkış, banyo, duş, tuvalet, (…) gibi rutin birçok olayı bize hiç düşünmeden yaptırmaktayken, uygun olmayan birçok davranışa da yol açabilmektedir.

Birçok insan fareden nedensiz olarak korkmaktadır. İleri aşamada herhangi bir tıkırtı, karanlık bir ortam bile fare korkusunu tetikleyebilmekte, kişide panik yaratabilmektedir. Bu tür davranışlar da yanlış davranış döngüsünden kaynaklanmaktadır. (…) Uyarıcı faktör fare korkusunda ufak bir tıkırtı veya bir görüntü, bir tat gibi herhangi bir imajın yarattığı olumlu veya olumsuz hisler olabilir. ‘Bir dondurma görüntüsü veya tadı bizi yıllar önceki çok güzel bir tatile, çocukluğumuzun en güzel günlerine götürebilirken, dondurma ikram edilerek tacize uğrayan bir çocuk, erişkinlik döneminde aynı uyarıcı ile panik tablosu yaşayabilir.’ (…) İnsan zihni farklı durumlar arasındaki benzerlikleri bulup eşleştirmekte çok başarılıdır. Bu durum insanın en güçlü taraflarından biri olduğu kadar en zayıf yanını da oluşturmaktadır. Fareden korkan ve panik yaşayan bir kişiyi örnek alırsak, fareden korkan kişi onlarla ilgili bir kısım bilgiye sahiptir. Bilinçaltında kayıtlı küçük bir fare tıkırtı sesi, binlerce ses ile taranıp eşlendirildiğinde fareyle arasında ufacık bir bağlantı bulunduğunda tetiklenmekte, kişide tehlike, tehdit algısı oluşturmaktadır. (…) Pekiştirme noktasında, kişi söz konusu olan bilinçaltı duruma kendi öğrenme sürecini de kattığında döngü tamamlanmış olur. Bilinçaltının mantıksal işleyişi kusursuzdur. Örneklersek, zamanında fareyle ilgili bir belirtiye kişi panik reaksiyon göstermişti. Bir tıkırtı sesi buna sebep olmuştu. Kişi panikle hızlıca odayı terk etmiş, odayı terk ettiğinde kendini daha iyi hissetmişti. Sürecin böyle işlediğini gören bilinçaltı, o sesi her duyduğunda kişiyi panikle oda dışına yönlendirecektir. Bu tepki kesin doğru ve kusursuz bir davranış olarak hafızada depolanır. Ama zaman içinde kişiyi tehlikelerden uzaklaştırmakla yükümlü bilinçaltı, fareyi konu dışı bırakarak yanlış bağlantı kurmaktadır. Sonuçta kişi artık, kendi tepkisine tepki göstermektedir. (…) Terapistinizle yanlış inanç ve davranış döngünüzü kırabilirsiniz.”

Kaynak: “İnanç ve davranış döngüsü”, Antalya Psikiyatri, Psikoterapi ve Danışma Merkezi

Kategori: alıntı