İnekler aceleye gelmez

Ali Riza Esin, 11 Ağustos 2017 — 1 dk.

“Herkesin ineklerle konuşurken farklı bir tarzı vardır. Louis onlarla asla sahip olmadığı çocuklarıymış gibi konuşur: kâh yumuşak, kâh öfkeli, kâh mırıldanarak, kâh küfrederek. Ben onlarla nasıl konuştuğumu bilmiyorum; ama onlar biliyorlar. Beni görmeseler de sesimi tanıyorlar.

Tarlaya ulaştığımda beni bekliyorlardı. Elektrikli teli açtım ve Venez, mes belles, venez, diye bağırdım; gel güzelim, gel. İnekler uysaldır ama aceleye gelemezler. Ağır bir hayat sürerler — bizim bir günümüze onların beş günü karşılık gelir. Onlara vuruyorsak mutlaka sabırsızlıktandır. Kendi sabırsızlığımızdan. Dövüldüklerinde o çok eski ıstırapla bakarlar, bir nevi münasebetsizliktir bu (evet, bile bile yaparlar!) çünkü beş gün değil, beş devasa çağ vardır bu bakışların ardında.”1

“Onlara vuruyorsak mutlaka sabırsızlıktandır. Kendi sabırsızlığımızdan.”

Nasıl büyük sözler…


  1. Sanatla Direniş, John Berger (Çev: Aslı Biçen, Metis Yayınları) 
Kategori: alıntı