“Peşinden koşmak, çok uğraşmak ve/ama fena halde benzeyememek”

Ali Riza Esin, 15 Haziran 2013 — 1 dk.

Bugün hatırlattı kendini bana, her nedense… 1994 Aralık tarihli beyazmanto’dan, yine “beyazmanto” imzalı bir yazıdan alıntıdır:

“(…) Şimdi düşünün bakalım örneğin fes gibi kendimize ait bir giysi kaldı mı? Üstelik fes hiç de ‘geri’ filan değildi, şehirlinin giysisiydi. ‘Şapka Devrimi’ herhalde dünya tarihinin en absürd deneyimlerinden biri olarak anılacak, pantolon devrimi, ceket ihtilali, V yakalı süeter ayaklanmasının yanında… Farkında mısınız bilmem ama İstanbul’un sokaklarında gittikçe daha çok yarı Türkçe konuşan, yarı Türk gibi davranan, yarı Amerikalılar dolaşıyor. Sadece İstanbul değil, herhalde dünyanın yarısı bu vaziyette. ‘Michael’ın tahta oturmasına izin verilmemesine, fesleri ellerinden alınan ve türü dünyadan kazınmış eski İstanbullulara bir iade-i itibar denemesi olarak bakılırsa bence yerinde olur. Gene de peşinden koşmamak için artık çok geç, belki yeni kuşaklar becerebilir. Biz kendi bilinmeyenimizle göğüs göğüse gelebilme cesaretini gösteremeyeceğiz, bizim 68’imiz olmayacak. ‘Büyük’ sayılmak istiyoruz, bakıyoruz, ‘onlar gibi büyük’ olmak istiyoruz, fakat unutuyoruz: Hiçbir ‘büyük’, gibi değildir.”

Şair sormuş zamanında, “Puşt Ahali” derken: “kim kazandı Metin Abi?”

Kendilerine sormak lazım.

Kategori: alıntı