Zamanın haritası, aksi zamanlar ve günlerin kuruluşu

Ali Riza Esin, 24 Nisan 2010 — 2 dk.

Eduardo Galeano ağzından…

Zamanın Haritası

Dört milyar beş yüz milyon yıl önce, bir yıl eksik bir yıl fazla, cüce bir yıldız bugün yeryüzü ismine karşılık gelen bir gezegen tükürdü.

Dört milyar iki yüz milyon yıl önce, ilk hücre denizden ilk yudumu tattı, hoşuna gitti ve iki tane oldular; birlikte bir şeyler içsinler diye.

Dört milyar küsur yıl önce, daha neredeyse maymun olan erkek ve kadın ayaklarının üzerinde yükseldi ve kucaklaştılar, o durumdayken yüz yüze olmanın mutluluğunu ve paniğini ilk defa yaşadılar.

Yaklaşık dört yüz elli bin yıl önce, kadın ve erkek iki taşı sürttü ve onlara korku ve soğukla mücadelelerinde yardım eden ilk ateşi yaktı.

Yaklaşık üç yüz bin yıl önce, kadın ve erkek ilk kelimeleri söylediler ve anlaşabileceklerine inandılar.

Hâlâ aynı durumdayız: İki olmak isteğiyle, korkudan ölerek, soğuktan donarak kelimeler arıyoruz.

Aksi Zamanlar

Hava düşman kesildiğinde, kara gökyüzü, buzdan günler, fırtınalar olduğunda, yeni doğan yonca sessizce bekler. Utangaç tomurcuklar kötü hava başladığında uyumaya koyulur ve ne kadar uzun sürerse sürsün, kötü hava devam ederken uyumaya devam eder ve uykuda yaşarlar.

Sonunda güneşler gelip, gökyüzü maviye çaldığında ve toprak ılıdığında, yonca uyanır. Ve o zaman, hemen o anda büyür. O kadar büyür ki, biri ona bakar ve büyüdüğünü görür; havadan gelmeyen bir rüzgârla köklerinden itilerek büyüdüğünü.

Günlerin Kuruluşu

Bu birinci. Gecenin sonu yaklaştığında, zamansız öten sessizliği bozuyor. Hiç yorulmayan bu zamansız, ötücülüğün ustalarını uyandırıyor. Ve ilk ışıktan önce, dünyanın bütün kuşları kendilerine benzeyen çiçeklerin üzerinde uçarak pencereden serenata başlıyor.

Bazıları sanata olan aşklarından şarkı söylüyor. Diğerleri ya haberleri aktarıyor, ya dedikoduları ya da şakaları; ya nutuk çekiyorlar ya da mutluluklarını ilan ediyorlar. Ama hepsi, sanatçılar, haberciler, şakacılar, dedikoducular, can sıkıcılar ve çılgınlar, o koca orkestrada tek bir cıvıltıda birleşiyorlar.

Kuşlar sabahı mı haber veriyor? Yoksa şarkı söyleyerek onu yapıyorlar mı?

 

Eduardo Galeano,
Zamanın Ağızları (Bocas del tiempo)
Türkçesi: Bülent Kale
Çitlembik Yayınları, 2004

Kategori: alıntı, exlibris