Demeyelim de bekleyelim mi?

Ali Riza Esin, 3 Kasım 2011 — 3 dk.

Twitter gevezeliklerimden bir kenara ayırdıklarım:

  • Ne dediğimden değil de, ne demediğimden başlayarak ne dediğime doğru yürürsek…

  • Güzel kahve bitse de güzel kahve.

  • Sen de beni öldür, barışalım.

  • Spam mesajlar tamamen kesildiği gün anlayacağız ki dünyanın tüm salakları birbirleriyle doğrudan haberleşmenin bir yolunu bulmuşlar sonunda.

  • Zıt anlamlısı olmayan renklere renk denir.

  • Salı ister miydi salı olmak…

  • Medium long shot (three-quarter ama ortalı tilt sabit) güzel bir görüş açımızdır.

  • Dahi anlamındaki —da dağa kavuşmaz, insan insana ayrı yazılır. Bu da var hayatta.

  • Anal akım medya…

  • Bira buz… Rakı soğuk… Şarap serin… Şarküteri oda sıcaklığında… Makarna ılık… Çorba sıcak… Kahve ha keza… Bir ateşi bulmakla bitmiyor hadise.

  • Neden akşam oluyorum taksi çağırınca…

  • Kendi nefesini uyuyanınkiyle senkronlayıp birlikte nefes almanın icadı sessizlik kadar eski olmalı… Horlamanın keşfinden öncedir en azından.

  • Bir kutsal kitap yazsaydım, şöyle başlardı: Yeniden oku!

  • Anladım diyenlerin anlamadığını anlıyorum. Cümle bitene kadar anlama en azından… Hemen anlanmaz öyle.

  • Biri ilgili bir ifadeyle ama ilgisi olmayan bir düzlemden soru sorarsa bilin ki aynı soru ileride tekrarlanacak. Boş boş bakın, canı acımaz.

  • Israr teklifin içindedir. Teklif tek bir kez edilmez zaten, sen sonuncuyu duyarsın. Başka türlü ısrar, düşüncesiz ilk teklifler tekrarıdır.

  • Biriniz de demiyorsunuz ki kartal kalkarsa dal sarkmaz, dal da kalkar bilakis. Bir kartal kolay yetişmiyor.

  • Yazı yaza yaza değil sile sile yazılıyor. Arta kalanlardır okuduklarımız.

  • Dolmuş şoförlerine “Müsait bi’ yerde ineyim…” diyerek tanıdığımız keyfiyeti herkes birbirine tanımış olsa, dolar 50 kuruştu şimdi.

  • Neye sahip olduğun değil, neye rağmen sahip olduğun önemli.

  • Yapmasam daha iyi dediğin her durumda haklısındır.

  • Ortamlardan neyi nasıl yapacağını değil de neyi nasıl yapmayacağını öğrenmeye başladığın gün, sen olmuşsundur. Altını kıs.

  • “Society” kelimesinin dilimize “sosyete” şeklinde girmiş olmasından alacağı dersler var sosyal medyanın. Fonetik değil demek istediğim.

  • Sorularım var twitter, soruyorum: 7 boyutlu sinema ne abi, ben 6. boyutta kalmışım en son? Kıç titreten koltuk hangi boyuta gönderme mesela?

  • Kendime not: Önce oku, sonra yaz. Dinle ve konuş gibi… Duyman gerekenler hep daha önemli yazman gerekenlerden. Söz bitmiştir belki…

  • İster istemez ikiye ayrılır. İster istemez olunca olan. İster istemez olunca olan. Farklı. İster istemez oldunun iki ayrı anlamı var, misal.

  • “N’olduysa ondan sonra oldu.” —İsmin ben de anlamadım hâli

  • İltifat marifete tabi değildir. Marifet iltifata tabi olduktan sonradır ki iltifat, “iyi de bunun bana ne faydası var?” düşüncesine tabidir.

  • Yakaladım senin senini.

  • Film teklifi aldım. Patlama sahnesinde seyirciye doğru döne döne ağır çekim uçup son anda hızlanan siyah cisim rolü. Senaryoyu inceliyorum.

  • Alter egonuzla şirketleşme olayına girerseniz, kollektif yalnızlık şirketi kurunuz. Limited sakıncalı. Anonim yalnızlığa ise hiç girmeyelim.

  • Merhaba, ben “Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik.” sözündeki yüzmenin deri yüzmek olduğunu yıllar sonra farkedince hiç renk vermemiş kişisi.

  • Sürekli bir kendini haklı görüp görmeme muhasebesiyle okuyorsanız bir kitabı, aslında okumuyorsunuz; kendi bildiğinizi okuyorsunuz der şair.

  • Üç pileli yüksek bel pantalon üstüne kısa bol kollu gömlek giyebilmiş bir erkeğin yapamayacağı şey yoktur bu hayatta.

  • Nerelere gittiğine değil de nereye gittiğine bakan insan… O insanla her yere gidilir.

  • Yaratıcılığın bize gelişi pahalı. Üstüne kâr koymuyoruz, o size kalıyor.

  • Kendime not: Akşamın son saklambaç oyununda ebe olma!

  • Yazacağın —da, dahi anlamına geliyorsa, dahi yaz doğrudan, olsun bitsin. Ayır yalnız, evet. Onu dahi… Sonra hi’sini sil. Tamam. Topla gel.

  • Yeni rastladığımız insanları hemen eskiden tanıdıklarımıza benzeterek algılamak karaciğere zararlıymış en başta.

  • Mavinin mavisini sevmektir, maviyi mavi olduğu için sevmek. Kılıymış, tüyüymüş, o bizim kıllığımız ve sevdiğini zannetmek.

  • Hani kung fu ustaları önlerine geleni dövmezler ya, işte öyle.

  • Mükemmel insan mükemmel olmama hakkını kullanmakla mükemmel olmak arasında gidip gelen insandır ve biz buna hiç kimse mükemmel değil deriz.

  • Kaideler istisnaları bozmaz.

Kategori: söz