Doğru söze ne denir…

Ali Riza Esin, 19 Mayıs 2014 — 1 dk.

Doğru bir söz üzre bile itirazen söylenebilecekler var, dünyanın bu yakasında. Eğriyle büğrünün birbirine karıştığı yerlerde her şeyi asgari bir temkinlilikle okuyup öyle değerlendirmekte fayda var, ya da…

“Dertlerin cümlesine…” demiyor muydu şayir!

Martin LeBlanc mahlaslı bir zat-ı muhterem de demiş ki (üç aşağı beş yukarı): “Bir kullanıcı arayüzü şakaya benzer. Açıklama ihtiyacı duyarsanız, o kadar da iyi değildir.”

Çok doğru demiş. Ama…

Benim gibi neredeyse her sözünü açıklama ihtiyacı hisseden obsesif insanlarını bir yana koyarsak bile, hakikatte çok doğru bu sözün, Türkiye gibi sosyal ve toplumsal düzeyde henüz hiçbir temel meselesini halledememiş ve temel meselelerini halletmezden önce kuşandığı her şey üzerinde eğreti duran —ki buna teknoloji de dahil— ülkelerde geçerliliğinden ağırlık kaybettiğini söylemek gerekiyor.

Oryantalizm ya da oryantel başka şeylerle ilişkilendirilebilecek oynak kavramların, şurada anlatmaya durduğum şeyi anlamak isteyen huzurunda konumuzla hiçbir ilgisi yok. Altyazı: Eşek herif…

Kullanıcı arayüzü terimine muhtaç her alanla ilgili yaklaşımlarımızı “Bilal’e anlatır gibi” seviyesine göre düzenlemek buralarda da ayniyle vaki bir zorunluluk olsaydı, bugün bunu buradan değil, uzun zamandır görmediğim can-ciğer-kuzu-sarması bir arkadaşıma dert yanmak bahanesiyle yazdığım, ancak postacı tarafından her ne hikmetse tesadüfen senin kapına bırakılmış pullu-zarflı bir mektuptan okurdun.

Gözlerinden hasretle öperim, canım kardeşim.

Kategori: tasarım, yazı