Beğendili Yazı

Ali Riza Esin, 14 Mayıs 2008 — 2 dk.

Patlıcan

Patlıcandan varoluşçu bir yazı yazmasını bekleyemezsiniz; aslında, patlıcandan yazı yazmasını bekleyemezsiniz. Patlıcanın kendini ifade biçimi kimine göre parlaklığı ve rengi, kimine göre ise lezzeti olabilir ancak. Ama onun ağzından dile gelebilir patlıcan, patlıcanca.

Bu şekilde konuşan bir patlıcan, mesela, nasıl daha iyi bir patlıcan olunabileceğine dair ahkâm kesmeye kalkışmışsa kendisine “didaktik” bir patlıcan yaftası yapıştırılabilir ya da kendisini anlatırken hıyarlardan daha süslü kelimeler kullanma kaygısı sezilmişse yazısında, “retorik” yakıştırması kapıda önünü iliklerken yakalanmış bir vaziyette karşılayabilir onu. Didaktik ve retorik bir patlıcan iğrendirebilir kimilerini, kimileri de tadından yenmez bulabilir. Bu, kişilerin patlıcanlarla olan ilişkilerine bağlı olduğu kadar, daha çocukluklarında “Patlıcan; patlasın senin kocan!” şakasına ilk maruz kaldıklarında verdikleri tepkiye de bağlı olabilir.

Hıyar demişken, patlıcan, aynı “Langa Hıyarı”nda olduğu gibi “Kemer Patlıcanı” nitelemesiyle de hatırlanır. Langa Hıyarı ile “Doğduğum yer değil doyduğum yer” anlamında benzeşmesi, başkaları gözünde aynı kaderi paylaştığı tek husus değildir. O gözle bakmakta ısrar edenlerce fazla mesai yapmış bir hıyar gibi de algılanabilir.

Çiğ olarak yenmez ama usulüne uygun pişirildiğinde bir lezzet abidesidir. Ateşle arasına giren şey bir tava ise mesela —yağ oranına doymamışlarca kumanda edilen—, tadı kabul edilebilir sınırlar dahilindedir. Ama doğrudan ateşle temas ettiğinde, patlıcanın içiyle dışı bir olur, ruhu açığa, lezzeti ayyuka çıkar; işte asıl o zaman tadından yenmez olur. Parmaklarınız yana yana soyarsınız önce bir güzel, sonra Allah yarattı demezsiniz, yersiniz.

Yerseniz, patlıcanı bir “Hünkâr Beğendi” formuna dönüştürme şansınızı kaybedersiniz. Hünkâr Beğendi’nin özüne varmış olanlar bilirler; etsiz bir hünkâr beğendiyle beğendisiz bir et arasında tercih yapmak durumunda kalındığında, mahçup olan hep et olmuştur. Hani gökten süt kuzusundan kuşbaşı parçaları suretinde inmiş bile olsa et, durum değişmez. Et ettir nihayetinde, beğendi patlıcandır, patlıcandandır.

Patlıcanın varolma nedenlerinden sadece biridir beğendi, değerlidir. İster beğenin ister beğenmeyin diye başlayıp sarımsağa olan aşkından da dem vurarak “şakşuka” bir retorik didaktizme sarmadan bir son söz söylemek gerekirse; patlıcanı sevip sevmemeniz onun patlıcanlığına zerre kadar dokunmaz denebilir.

Mide yanmalarına inat, o hep vardır, var olacaktır; yazmasa da severiz biz onu, yazarsa yer gibi yaparız.

Kategori: yazı