bir varmış bir yokmuş

Ali Riza Esin, 10 Ocak 2012 — 2 dk.

bir varmış. bütün sözlerin anası. tüm hikâyeler böyle başlar ve böyle de biter aslında. o anda. aynı anda. gerisi yoktur ya da hikâyedir. hikâyenin gerisi hikâyedir. yazanı yoktur. bilinmez ya da. ya da bilinmemelidir. nasıl bilinsin ki, o bir varmış bir yokmuşturun da ta kendisidir zaten. anonimdir. anonimayı bile anlatabilir. başka söyleyenleri vardır onun. senden başka her(kes). her “şey” ya da. herşey her şeyi anlatır; her şey herşeyi. dilsizleri özellikle. söyleyemeyenler daha iyi anlatırlar bir varmış bir yokmuşu. doğal birer bir varmış bir yokmuş anlatıcısıdır her şey. onlar anlatır geçer. anlatabilirler. ya da anlatamazlar. sen anlamadıktan sonra. ha vardır ha yoktur. biri anlatır onlar da. ve sıfırı. bugün varız yarın yokuzu değil. ikisini aynı anda. hem var hem yok der. başlar ve biter. dönmesine devam eder. biri diğerini doğurur ve gider. hep bir anda. hepsi aynı anda. hani başıyla sonu aynı der hep büyükler. birleşir derler. hepsi aynı şeyi söyler. ve anlamazs(a)nız der geçerler. anladığınız an zaten bir de vardır, bir vardır, o yoktur. bir varmış bir yokmuş. sevgiyi de anlatır. hem de sevgiyi. o varsa başka hiçbir şey yoktur. o yoksa başka şey yoktur. anlamsızdır ya da. onsuz anlamını yitirir her şey. her bir şey. her an. gülümsemenin en güzel anlatıcısıdır. ve hüznün. hem varmış hem yokmuş. başıyla sonu aynı değil mi zaten her şeyin. uç uca. iç içe. başıyla kuyruğu bir ve bir bütün. başı kuyruğuna değer. bir varmış bir yokmuşun çincesi. birinin başladığı yerde biri biter. o kadar yakındır ki birbirine. aynı olacak kadar yakın. o kadar da uzaktır ki birbirinden. birbirinin zıttı olacak kadar uzak. var ve yok kadar uzak. “zaten”. veya değil ya (da)dır. ya (da)da da vardır ya da. birdir hem bir varmış bir yokmuş. ve aynı zamanda sıfır. hayatı anlatır. zamanı anlatır. herşeyi anlatır. her şeyi ya da. her bir şeyi. zamansızlığı da. şimdiyi. hikâyenin tamamını. hikâye bu ya der. ve her hikâye böyle biter. ve başlar ya da. her dem yeniden. sen anlasan da vardır, anlamasan da vardır bir varmış bir yokmuş. gören var göremeyen var. ya da tam tersi. derim ki hep ya da demeli ki: sen varsın ya. daha ne olsun. ah be kardeşlik. zaman senin cehennemindir. ve cennetin de olabilir. aynı anda. oynayabilirsin onunla. şu anda. şimdiki geçmiş zamanda. hem gelecek de orda. hemen yanıbaşında. bir yokmuşun.

technological hamiş:
bu kadar hızlı refresh-rate’li bir ekran olsaydı mesela. hiç olmamış olurdu. olabilirdi. ya da olmayabilirdi.

hamişin hamişi:
refresh-rate’li ekran mı kaldı… bakın, gördünüz mü. … peki, ışık hızı diyelim (veya). hız dediğimiz yerde algının hükmü geçmiyor ama. zaman, ha keza. boyut… zaman geçer gibi, şeyler durur gibi yapıyor dersek bir de. hamiş bizi affetsin.

Kategori: yazı