“Geleneksel bayram kredisi”

Ali Riza Esin, 12 Ağustos 2012 — 1 dk.

Sene 1966… İlk günleri… Yeni doğmuşum. İstanbul ayaz mı ayaz! Hiç unutmam, babamla yine kredi çekmeye gitmişiz… Derken, bir de ne görelim! Veznede Ajda Pekkan! Babam tanımadı önce. Kadın esmer kumralı tabii o zamanlar. Karşılıklı gülüştük falan… “Buyrun, size nasıl yardımcı olabilirim?” dedi hemen akabinde. “Biz kredi çekmek istiyoruz!” dedik, babamla birlikte, aynı anda. “Hay hay!” dedi Ajda, davetkâr bir ifadeyle. Neye davet ediyordu bilmiyorum ama davetkârdı, evet. İstediğimiz krediyi vereceğini önceden belli eden bir tavırdı bu galiba. Bir form uzattı ve “T.C. kimlik numaranızı şuraya yazar mısınız lütfen?” dedi nazikçe, ikimize birden. “Diğer bilgileri daha sonra doldurabilirsiniz, biraz bekleteceğim…” der demez “Muzaffer Beeey!” diye arkasına seslendi ve kalktı masasından. Babamla birbirimize baktık. Masanın üzerinde duran formu babamın önüne doğru sürükledim. Formu o doldurmalıydı çünkü. Ben vatandaş bile değilim daha o günlerde. Nüfus cüzdanım henüz çıkmamış…

Var ya…

Kategori: yazı