Göz göz olmuş sinemdeki yaralar

Ali Riza Esin, 29 Nisan 2012 — 1 dk.

göz göz olmuş sinemdeki yaralar

Atomların kafalarını birbirine tokuşturarak atomun beynindekileri açığa çıkartamazsınız; ortaya çıkan şey, beyni dağılmış bir atom beyninin beynindekiler olabilir ancak. O da, denk getirebilirseniz.

Beynin dağılmadan önceki haliyle dağıldıktan sonraki hali aynı değil. An farkıyla… Ve atomun, atom altının “an”ları “hız”dan hızlı.

Öbürü, beynin salata halidir. Söğüş beyin. Ve yanında limon…

Nefis!

Yani…

Ölü sevicilik, bir çeşit.

Hem yiğidi öldür, hem de hakkını yeme…

E, yiyorsun işte?.. Yemişsin?..

Yaşamak… Bir bünyenin en temel hakkı.

Yar çeşme başında, yiğit bilmezden gelir…

Bu böyle, o bilse de bilmese de… Sen biliyorsun. Yetmez mi?..

Bari bizi yeme!

“Gözünü toprak doyursun” da derler Anadolu’da.

Ve doyurur da…

Ha, yersin tabii. Bunu yapabilirsin. Yiyebilirsin.

Uygun şartlar sağlandığında… Gücün kuvvetin yerindeyse…

Ama neyi?..

Kategori: yazı