Hatırlamanın Estetiği: Kitap Ayraçları

Ali Riza Esin, 7 Nisan 2008 — 9 dk.

Meliha Babalık Kitap AyraçlarıHatırlamanın estetiği mi olur demeyin… Hani okumaya ara verdiğinizde kitabınızın arasına özenle yerleştirdiğiniz, bir sonraki buluşmanıza kadar kaldığınız sayfayı, satırları sizin yerinize bekleyen, hem sizin hem kitaplarınızın kadim dostları yok mu… Hani cildin üzerinden taşan bir ucu sürekli size göz kırpıp duran, ‘beni oku’ dedirten sevdalısının ağzından. Onlardan bahsediyorum…

Kitaplarına gösterdikleri özenden ötürü sayfalarının bir köşesini kıvırmaktan ısrarla kaçınan, buldukları herhangi bir şeyi kullanarak o işlevi yerine getirenlerden değil, bunun yerine kitap ayraçlarını kullananlardan, kitap okumayı bir ritüel haline getirmişlerin, kullandıkları ayraçları seçenlerin, bunları biriktirenlerin ve önem atfedenlerin ayraçlarından bahsetmek niyetim.

Böylesi kitap dostlarının kitapla olan ilişkilerine yeni bir heyecan katan, kitapla aralarına değil ama sayfalarının aralarına girebilmiş, estetik yönü güçlü, kimi zaman kitaptan rol çalan el yapımı kitap ayraçları.

Kitap ayracı deyip geçmeyin, bahsedeceklerimin sıradanlıkları alçak gönüllülüklerinden; yoksa bakınca aşık bile olabilirsiniz kendilerine ama önce göz göze gelmelisiniz.

Şeffaf yüzeylerinin iki tarafı da başka şey anlatan, rastgele görünen hiç bir şeyin aslında rastgele olarak nitelendirilemeyeceklerinin kanıtları gibi —ki yaratıcılarının elinden çıktığı anı elinize değdiği anla birleştirerek, fotoğraf gibi tıpkı, her bakışınızda o ilk sihir anını tekrar yaşadığınız, kim bilir ne anlamlar katmışlığınızla sanat eseri haline gelebilen sayenizde.

Kitap Ayraçları

Her biri özene bezene işlenmiş, özgün, doğanın bir parçasını içinde tutan, İstanbul’dan yayılarak dünyanın herhangi bir yerinde karşınıza çıkabilen, el yapımı kitap ayraçları…

Çoğu kitapseverin daha önce farketmiş olması muhtemel bir olguyu haberdar olmayanların dikkatine sunmak istiyoruz bu sohbetimizle. Yolunuz D&R’lardan herhangi birine düşerse rastlayabilirsiniz onlara ya da İstiklâl Caddesi’ndeki kitabevlerinden birinde. El yapımı kitap ayraçlarının bir hikâyesi var elbette ve bunu sizler için sahibinin sesinden aktarmak istiyoruz. Meliha Babalık’tan.

Meliha Babalık, Melart Stüdyo’nun sahibi. Cam Sanatçısı. Çalışmaları yurtiçi ve yurtdışında karma ve kişisel birçok sergide yer almış. Camdan heykelleri, resimleri, kolajları… Eserleri, bazı büyük otellerin dekorasyonlarında, yurtdışındaki bazı binaların, müzelerin duvarlarında yaşıyor, ölümsüzleşiyor. Farklı malzemelerden özgün sanatçı defterleri tasarlıyor. Dikkat çeken tasarımlarıyla camı insan vücuduyla buluşturuyor.

Söyleşimize başlamadan önce, Web sitesinde bulunan Nilgün Yüksel imzalı yazıdan bir alıntı yapmak istiyoruz:

“Bir sanatçıya sorulacak en son soru, neden bu alanı seçtiğidir. Çünkü çoğu zaman yanıtı yoktur sanat yapmanın. En azından alacağımız yanıt bizim kafamızda canlandırdıklarımızla örtüşmeyebiliyor. Ama sorunuzu biraz değiştirip malzeme üzerinde yogunlaştığınızda malzemeyi kullanan yaratıcıdan alacağınız cevaplar genellikle tatmin edicidir ve bunun ötesinde sizin yeni düşünce yolları bulmanızı sağlar. Temelde malzeme, yaratıcı algının kendini ifade etmede seçtiği araçtır ve ister uzun çalışmalar sonunda ister rastlantıyla seçilmiş olsun, sanat yaratımında etkin sözü o söyler.

Meliha Babalık seramik ve cam bölümünde okuyup camı bu alanın bir yan kolu olarak öğrenmesine karşın onu kendi ifadesinin temeline yerleştirmiştir. Bu anlamda Babalık’ın eserlerini malzemenin sunduğu olanaklar ve malzemeye katılan yeni boyutlarla iki farklı alanda değerlendirmek gerek. Sanatçı yapıtlarını Patte de Verre ve Füzyon tekniği ve kalıp teknikleri ile renkli camlar kullanarak, camı farklı anlayışlarla ortaya koyuyor ki, bu da eserlerin değerlendirilmesi açısından usumuzda bulundurmamız gereken verilerden.

Sanatçı, son dönem eserlerinde iki cam arası resimler yapıyor. Bir anlamda tuvalin yerini cam alıyor. Resimsel elemanları farklı bir malzeme üzerinde yeniden değerlendiriyor. Sonuç olarak ortaya camdan tablolar çıkıyor. Bu, yukarıda sözünü ettiğimiz gibi malzemeye yeni bir boyut katmayı, malzemenin verilerini dönüştürerek onu kendi birikimi içinde yeniden değerlendirmeyi getiriyor.”

Babalık, 1974 yılında Almanya’nın Köln şehrinde doğar; Stadt – Köln Katolik Okulu’nda ilk öğrenimine, sonra da İstanbul Pendik Lisesi’nde orta ve lise öğrenimine devam eder.

1994’te İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Serigrafi Bölümüne başlar, sonraki yıl Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Seramik ve Cam Bölümü’nü bitirir.

Meliha Babalık’ın “kitap ayraçları” ile yolculuğu, işte bu üniversite yıllarına, projeleri için kaynak bulma arayışına eşlik eden yeni birşeyler yaratma arzusuna dayanıyor.

Günümüzden dokuz yıl öncesine dönüyoruz ve kitap ayraçlarının eşlik ettiği bir başarı hikâyesi başlıyor.

mbabalik12— Bize Kitap Ayraçları fikrinin nasıl hayat bulduğu hakkında bilgi verir misiniz?

Akademinin son sınıfındaydım. Eski eser restorasyonu ve buna benzer mesleki işler yaparak geçimimi sağlıyordum.

Son dönemlerde iş yoktu ve benim proje için para kazanmaya ihtiyacım vardı. Ne yapmalıyım diye düşünürken aklıma yaptığım kitap ayraçları geldi. İlk yaptığım zamanlar arkadaşlarıma hediye ediyordum; arkalarına onlara özel şiir ve yazılar yazıp PVC kaplıyordum. Neden PVC ile kapladığıma gelince… çünkü kuru gül ve çiçekler ile süslüyordum, onların bozulmaması gerekiyordu. Böylece hem dayanıklı hem de daha şık görünüyorlardı.

Sermayem ölçüsünde kitap ayraçları yaptım, bir yerde PVC kaplattım ve ilk olarak ürettiğim 40 adet ayracı heyecanla Yorum Sanat Kitapevi’ne götürdüm.

— İlk tepkileri ne oldu? Hemen kabul ettiler mi yani?

Evet, deneyelim dediler.

Bir haftada bitti diye haber geldi. Çok heyecanlanmıştım. Kendi yarattığım bir tarzdı bu ve sevildi, talep edildi. Bu benim için paradan daha değerliydi. Yapmaya devam ettim.

— Bu başlangıç cesaretlendirdi sizi?

Evet… Beyoğlu benim için önemliydi. İlk olarak Ara Cafe’nin yanındaki Mektup Kırtasiye ile başladım. Sonra Mephisto, İstavrit, Robinson Crouise, Ada, Pandora ve Yapı Kredi Yayınları gibi belli başlı kitabevlerine giderek sunuş yaptım. Bazıları kabul etti, satıldığını gören diğerleri de kabul etmeye başladı.

Bir gün Yapı Kredi Yayınları’nda bir grup benim ayraçlardan istiyor ısrarla; “Yeni seriler ne zaman gelecek” diye soruyorlar. Talepler çoğalınca yeni siparişler gelmeye başladı.

mbabalik15— Taklitleri de çıkmaya başlamış bu arada?

Bir süre sonra taklitlerim çıkmaya başladı. İlk zamanlar çok şaşırmış ve kızmıştım ama sonra dedim ki; bir şeyin taklidi yapılıyorsa, o şey olmuş, doğru ve gerçekten yeni bir şeydir. Bu beni daha çok heveslendirdi.

Bir gün yine Yapı Kredi Yayınları’nda kitap ayraçlarım konusundaki konuşmalara kulak misafiri olan bir muhabir bunları kim yapıyor diye sormuş. İrtibat kuruldu: NTV muhabiri… Benimle röportaj yapmak istiyorlardı.

Bu sıralarda mezun oldum okuldan. İşe girdim, iki yıl cam tasarımı yaptım, bu arada ayraçlara devam ediyordum Beyoğlu bağlantılarımla.

Sonra istifa ettim işimden, kısıtlıyordu beni. Bir atölyede cam eğitmenliği yaptım ve oraya çekidüzen vererek yeniden başlayan iş hayatıma hala devam ediyorum. Ama kitap ayraçlarının ayrı bir yeri var hayatımda ve sanırım hayatım boyunca kitap ayracı yapmaktan vazgeçmeyeceğim.

Ders verdiğim bu atölyeye röportaja geldiler. Benim için ilk ve çok heyecan vericiydi.

Ardından CNN Türk ve Hürriyet’ten geldi röportaj talebi, “Allahım dedim, ne oluyor…”

Kitap fuarında binlerce üzerinde Atatürk resimleri olan ayraçlarımdan dağıtıldı.

— D&R’la nasıl başladı çalışmanız?

Düşündüm ki D&R ile çalışmak en doğrusu; böylece Türkiye’nin dört bir yanına dağıtabilecektim. Üç yıl kadar oluyor onlarla anlaşma yapalı ve şimdiye kadar hediye ettiklerim hariç, bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında 85 bin kadar ayraç satıldı.

— Peki bu kadar çok ayraç yaparken… yani seri üretim gibi bir çeşit. Kendi kendini tekrar etmeden nasıl oluyor bu?

Aslında içlerindeki her şey farklı. Dünyanın doğrusunun her an yer değiştirdiği gibi ayraçlarım da mevsimden mevsime değişiyor ve kendi şiirini yazıyor. Her kişilikle de kendi hayatını buluyor, yaşatıyor.

Bu kadar çeşitli karakterde insan varken kitap ayraçlarımın çeşitlenmemesi mümkün değil; 500’e yakın çeşidim var. Her bir karakter kendine mutlaka bir ayraç buluyor. Bu yüzden kitap ayracı benim için çok özel bir aksesuvar.

Çiçek ve yaprak serisi için gidip ormandan, her yeşillikten yaprak, çiçek topluyorum.

Hangi yaprağın veya çiçeğin nasıl kuruduğunu biliyorum artık. Her şey doğal akışında… Ayraç çalışması yaptığım zamanlar, özellikle çiçeklilerden, ev ormana dönüyor ama bu beni hiç rahatsız etmiyor. Üzerine bastığımız çalı ve bitkileri ölümsüzleştirmek gibi bu.

— Zor olmuyor mu hem atölyenizi işletmek hem de kitap ayraçları üretimine, hem de tek tek el emeğiyle devam etmek?

Evet, çok zorlanıyorum bazen. Ama hayatımın ayrılmaz bir parçası gibi oldu. Kitap ayraçları tasarlarken çizdiğim desenler cam eserlerimin eskizleri oluyor adeta; sonra bu desenler birden bir cam heykele veya cam tabloya dönüşüyor; birbirini bu şekilde tamamlamaları çok hoşuma gidiyor.

Bir gün hastalanmış, ateşler içinde yatıyorum. En yakın arkadaşım aradı, bana moral olsun diye haber vermek istemiş; bir kafede otururken iki kişinin konuşmasına şahit olmuş. Ayraçlarını gösteriyorlarmış birbirlerine, benimki daha güzel, benimkisi seninkinden güzel diye… Bunu duyunca telefonu kapar kapamaz hemen ayraç yapmaya başladım. Hastalığımı, ateşi, her şeyi unuttum.

Sonra bir seferinde, Londra’da yaşayan ablam anlattı. Trenle giderken yaşlı bir kadın karşısında kitap okuyormuş, içinde de benim ayracımdan varmış. Ayraçlarım dünyayı benden fazla dolaşır oldular.

Onları yaşatmak çoğaltmak benim için çok önemli.

— Kitap ayraçları ile veya aslen yürüttüğünüz mesleğinizle ilgili, asıl sevgiliniz ‘cam’la ilgili yeni fikirlerinizi, yeni projelerinizi bizlerle paylaşmak ister misiniz?

Kitap ayraçları ile ilgi bir sergi yapmak istiyorum. Bunu yıllardır arzuluyorum. Cam sanatı da hayatımın en önemli parçası… Çok güzel fikirlerim var. Bu fikirlerimi de zamanı gelince sergilerimle insanlarla paylaşıyorum ve paylaşmaya devam edeceğim…
Meliha Babalık Masallı Ev
Meliha Babalık Web Sitesi

Kategori: yazı

Bir yorum yaz

  • Sevgili Ali bu röportaj için çok teşekkür ederim. Benim için çok özel birşeyi bu kadar güzel sunabilmene hayran kaldım …..

  • Çok keyifli bir röportaj ,Ali bey teşekkürler.
    85 bin ayracın 3 ü bende :-)
    Saygılar…

  • melihanın başarılarını duydukça okudukça gurur duyuyorum ayraçlarını hediye ettigi zamanlarda ilk hediye edilenlerdenim hatta dört yapraklı yonca bulmuştum meliha bundan bana ayraç yaptı o çok daha başarılara imza atıcak bizlerde gururlanacagız onu çok ama çok seviyorumm.

  • meliha böyle güzelliklere imza attıkca ben gururlanıyorum.onun başarıları beni heyecanlandırıyor .nede olsa kızım sayılır .daha çok güzellikler yaratacağına inanıyorum o benim ulaşamadığım hayallerimi yaşatıyor bana.

  • Meliha Babalık, çok az sanatçıda görülür bir yaşam enerjisine sahip bir kişilikdir.Onun, ilk ayraçlarını satmak üzere bana getirdiğinde hiç şüphe etmeden satışa sunmuştum.Ve çok kısa zamanda satıldılar.Yıllar boyu birlikte çalıştık.O yarattı biz sattık:)Ama ona karşı benim saygım onun atölyesini görünce iki kat daha arttı.
    O atölye de çok özel cam tasarımlar yaratılıyor.Wep sitesini ziyaret edebilirseniz sizde bu tasarımlarının bazılarını görebilir ve neden bahsettiğimi anlayabilirsiniz.Herkesin bütcesine uygun cam tasarımlar olduğu gibi daha hacimli büyük duvar panoları ve heykelerde tasarlıyor Meliha Babalık.
    İtalya’da Venedik’de dolaşırken aklımdan hep Meliha Babalığın yaptığı işler geldi.Ve içim burkuldu çünkü Venedikde onun yaptıklarından çok daha fason üretilmiş camlar dünya paralar ediyordu.
    Ama benim hiç kuşkum yok zaman gelicek Meliha Babalık bu ülke de Cam tasarımı konusunda bir marka haline gelicektir.

  • seninle gurur duyuyorum calışmalarının hepsi muhteşem ;)
    özellikle cam üzerine yapmış olduğun çalışmalar, enfes…sanat konusunda yaratıcılığı ve hayal güçü kuvvetli b1r ablam olduğı için gurur duyuyorum :) seni seviyorum…

    benim top büyüklüğündeki nazar boncuğunu yapmayı unutma ;)

  • D&R’da bikaç yıl önce gördüğümde çok şaşırmıştım,
    çünkü bundan yaklaşık 5yıl öncesiydi kitap ayracı yapmaya başlamam,
    benim yaptıklarım daha çok desen barındırıyor içinde
    bazen kağıtları birbirine dikiyorum,bazen kuru bitkiler…
    ama ayraçlarım sadece okumayı seven arkadaşlarıma -kişiye özel- : )
    Meliha hanıma başarılar diliyorum,
    çalışmaları çok hoş,düşünceleri de…