Kamu oyunu ve kamu zararlıları

Ali Riza Esin, 17 Temmuz 2012 — 1 dk.

“(…) Bir nükleer santralin kritik bilgilerini paylaşamazsınız, ama şu bürokratın rüşvet aldığını, devletin şu biriminin hukuksuz yollara saptığını veya şu bankanın halkı dolandırdığını yahut şu şirketin yasaları ihlal ettiğini sızdırırsınız ve buna ‘kamu yararı’ denir.” —Özgür Uçkan

(Alıntının geçtiği yazı: Gri Bölge)

Rüşvet almak, devlet birimlerinin hukuksuz yollara sapması, bir bankanın halkı dolandırması ya da falanca şirketin yasaları ihlal ettiği gibi bilgiler… Tüm bunlar ve çok daha vahim benzerleriyle ilgili haberlerdeki kamu yararı çok açık olduğuna göre, denebilir ki, bu haberleri saklayanlar da, böylesi haberleri verenleri ve başka tezahürleriyle böylesi alenî şerefsizlikleri kınayanları “köylü” diye niteleyenler de, “kamu zararlısı”dır.

Kımıl zararlısı gibi bi’ çeşit… Parazitgillerden. Ama bu çok daha zararlı.

Ve elbette, RedHack gibi gruplarla ilgili haberleri de “örgüt” yakıştırmasıyla sunacaklardır —kifayetsiz muktedir ağızlarıyla…

Bu konularda Google’a da güvenmemek gerekiyor. İşin doğrusunu merak edenler, yukarıda bağlantısını verdiğim Gri Bölge başlıklı yazıyı sonuna kadar okumalılar. Konuyla ilgili “Trajedi”nin trajedisi: Bir dipnot… başlıklı yazıyı da tavsiye edebilirim —içinde bir ses kaydı da var; dinlemek isteyebilirsiniz belki.

Hacktivism, Hacker (ya da Hack) aslında nedir, nasıl temellenir, hangi felsefeye oturur…

bilmek isterseniz…

Yukarıda belli belirsiz bir bağlantı şeklinde vermekle geçiştirdiğim bir yazı daha var. Belirginleştireyim: Hürriyet gazetesi ve kokuşmuş bir Ali-Cengiz hikâyesi!

“Köylüce bir etik kibarlık…” ha?..

Çok beğendim bunu.

Üç kuruş (Veya beş? On?..) menfaat için şahsiyetsizleşme yavşaklığına ne demek lazım peki?

On beş?..

Yüz?..

Kategori: yazı