Kasım şiirlerim

Ali Riza Esin, 1 Kasım 2010 — 1 dk.

Ekim ayı içinde bir gün “Ekim şiirlerim” başlığı altında birkaç şiir eklemiştim buraya, en sevdiklerim arasından seçerek. Bugün çok ilgisiz bir anda notlarımın arasında tesadüf ettiğim iki şiiri daha çıkarasım geldi gün yüzüne, günün yüzü suyu hürmetine.

İlki bir çeviri, Brecht’ten… Diğeri ise bir Attilâ İlhan şiiri. Her ikisi de zamansız ve mevsimsiz şiirlerden aslında, sırf içinde “kasım” geçiyor diye kategorize eder gibi yaptığım için dilerim beni bağışlarlar, okunmalarına vesile ettim sayarlar.


Nasıldı

I
Önce sevinç uyutmadı beni
Sonra üzüntü nöbet tuttu bütün gece.
İkisi de gidince başımdan
Uyudum, ama ah, her mayıs gecesi
Bir kasım sabahı getirdi ardından.

II
Senin derdin benimdi
Benimki senin
Paylaşamazsam bir sevinci seninle
Yoktu benim de sevincim

Bertolt Brecht

 

Maria Missakian

yüksekkaldırım’da bir akşam
maria missakian’ı düşündüm
eğer kendimi bıraksam
yağmur olabilirdim yağardım
kasım’da bir çınar olurdum
yaprak yaprak dökülürdüm
kalbimi sıkı tutmasam

döküp saçıp boşaltsam
içimde yükselen şiiri
kaldırımlara döküp harcasam
gözleri balıkçıl gözleri
dudaklarında tutup rüzgarı
maria missakian adında biri
gelse göğsüne kapansam

gece gölgesine sokulsam
gökyüzünde bulutlar büyüseler
yağmuru dinlesem anlatsam
şimşekler kırılıp dökülseler
bizi sokaklarda bıraksalar
leylekler üşüyüp gitseler
dönüp arkalarına bakmadan

yine akşam oldu attilâ ilhan
üstelik yalnızsın sonbaharın yabancısı
belki paris’te maria missakian
avuçlarında bir çarmıh acısı
gizlice bir sefalet gecesi
çocuğunu boğarmış gibi boğup paris’i
sana kaçmayı tasarlar her akşam

Attilâ İlhan

 

Yüzünüzün şiiri eksik olmasın.

Kategori: yazı