Konformizm filan derkene…

Ali Riza Esin, 3 Ekim 2012 — 1 dk.

“Konformizm” dedikleri şeyin alternatifi (karşıtı, ilacı, panzehiri) bir “yanar-dönerlik”, bir kim ne ederse etsin ona uymayıcılık (uyuşmayıcılık) değil Biricik.

Ama seni anlıyorum. Birilerine konformist dersen, onlara “uymacılık” edemezsin tabii ki… Ya da uyarsın gayet güzel. Bilemem.

Bu şey, tutuculukla, nam-ı diğer, “muhafazakârlık”la da karıştırılan bir şey… Öntanımlı bir ahlâka ya da kendi ahlâkına yapışık duranlara yakıştırılabiliyor. Konformizm başka şey, “duruş” başka şey. Hayata karşı, ona-buna-bize-size dair bir duruşu olmak… Hareket almak, duruş vermek. “Hareket etmenin zıt anlamlısı durmak değil, karşı hareket” der ya hani, İhsan Oktay Anar… Ya da buna benzer bir şeydi işte. Puslu Kıtalar Atlası… Karşı hareket… Benim burda “duruş” dediğim şey, şeylerin kararlılığı (kendince doğru bir dengeye oturmuşluğu, bir denge tutturmuşluğu, estetik karakteri…) ya da kararsızlığı (“karaktersizlik” mi demiş oluyorum kısaca? Öyle olsun.) bağlamında —ya da ben öyle zannediyorum hâlâ…

Tam olarak bilmeyince, zannediyorsun. Zannetmediğini zannettiğin zamanlar haricinde…

Yukarıda “duruş” dediğim şeye “temel prensipler” de diyebilirsin istersen; en azından bir prensip sahibi olmak ve bununla birlikte elbette başkalarının prensiplerine de anlayış (kavrayış anlamına işaret etsem?) ve saygı (olmadı, tahammül) göstermek.

Tam olarak böyle de değil ama… Boşver, sen bana uyma.

Konformizm de neymiş!

Bak işte… Bilemiyorum. Oku ya da.

Etiketleyerek yakınlaşıyoruz ya da uzaklaşıyoruz konumuzdan.

Konumuz insan olmaksa…

“Her tanımlama, bir sınırlamadır.” demişti ya biri,

kimdi, ismini hatırlayamadım şimdi.

Duruş muruş dedim de… Şeylerin kararlılığı falan…

Kaldırımda veya sokakta yürürken atacağı bir sonraki adımın hangi yöne doğru olacağına dahi karar veremeyen insanlarla birlikte yaşamakta olduğumuzu düşün bir (ve bunun sıfır derece doğal olduğunu), karar vermekleri ve dahi doğru karar vermekleri de konuşalım ayrıca uzun uzun.

Uzun İhsan Efendi!

Ama kavanozundan çıkman lazım önce. Ya da biraz daha fazla yürümen, kalabalık yollarda…

Gerçi kararın, kararlılığın buradaki duruşu öbüründen farklı.

Farklı mı?

Kategori: yazı