Markdown’a girmeden önce son çıkış

Ali Riza Esin, 30 Kasım 2013 — 10 dk.

WordPress nokta kom’a Markdown (desteği) geldiği duyuruldu bir hafta-on gün önce ve bakınız, ben durumdan vazife çıkarırken…

Markdown Mark by dcurtis

“Feel vs. Think”1

“Sometimes the truth of a thing is not so much in the think of it, but in the feel of it.”Stanley Kubrick

Metinlerimi uzunca bir süredir Markdown(lı) yazıyorum. Biryerlere birşeyler yazma zamanlarımın noktalama işaretleri kadar doğal bir parçası haline geldi Markdown.

Konuyla ilgili gelişmeleri de takip ediyorum haliyle ve farklı platformlarda da anıyorum zaman zaman. Bu süreçten daha kısa ama şu anda bu notu düştüğüm tarihe kıyasla uzunca bir zamandır da Markdown’la ilgili bir dosya hazırlama uğraşı içindeyim.2 Bunu neden yaptığıma dair hiçbir fikrim yok şu anda. Başlarken vardı biraz ama kamu vicdanını zedelemek istemiyorum şimdi… Öyle diyeyim.

Ve bu yazı o yazı değil.

Markdown nire, WordPress nire…

WordPress’in konuyla ilgili duyurusu şu cümlelerle başlıyordu:

“WordPress.com’a Markdown geldi! Bazılarınız buna ‘Nihayet!’ diyerek, kalanlar ‘O ne ki?’ diye sorarak tepki verebilir. Markdown HTML yazmadan biçimlendirilmiş metin girmenin hızlı bir yolu.”

Benim ilk tepkim tam olarak “nihayet” değil de, “üohhh! be abicim…” şeklinde oldu. Neyse dedim sonra… Geçti.

Olsun da…

“Online yayıncılık alanında yakaladığı ivmeyi kararlılıkla sürdüren, okunması ve yazması kolay olsun diye türetilmiş sentaks…” falan filan diye devam ediyor açıklama.3

İşte, beni gaza getiren bu son gelişmeydi. Hem bu haberden bir şekilde bahsetmek, hem de aramızda geçenleri sadece kendi bildiğim meselelerden biri olmaktan kurtarmak istedim. Yazarak da hafifleyebiliyor insan.

Konuyla ilgili Markdown orijinatörü John Gruber’in ilk tepkisini merak ederseniz, 19 Kasım tarihli “WordPress Adds Built-In Support for Markdown” başlıklı kısa yazısını da okumanızı tavsiye ederim. Buna değecektir.

Aynı gün rastladığım başka bir blogda, “Markdown, webde yazmanın de facto yöntemi olarak konumlandırmış durumda artık kendini. Buna hazır mısınız?” diye sorulduğunu görünce…4

“Delisin!” dedim.

Artık hazırdım.

“Feel vs. Think” – II

“Just because something isn’t difficult doesn’t mean it’s the way it ought to be done.”John Gruber

Markdown nedir…

Markdown, bir metin işaretleme dili.5 Bir dizgi yardımcısı… Şeklen geçerli metinler oluşturmayı kolaylaştırmak ve hızlandırmak için kurulmuş bir syntax (sentaks, sözdizimi kuralları)… Çıplak metinleri giydirmek, zengin metin özelliği taşımayan düz metinleri, ham karakter öbeklerinin çıktı yapılarını (başlıkmış, alıntıymış, kalınmış, italikmiş…) belirlemek için kullanılan, online metinlerdeki temel HTML etiketlerini kullanmaktan daha kolay ve kendini HTML’ye (de) tercüme edebilen, okur-yazar dostu bir dil eklentisi.

Aslında dil veya sentaks bile denilemeyecek kadar basit bir yazı biçimlendirme pratiğini tanımlıyor Markdown ismi. Bir yerde okumuştum: “Smiley karakterlerini kullanabiliyorsanız, Markdown(la) yazabilirsiniz.” Aynen öyle. Şu anda durum nasıl bilmiyorum ama Google+ ilk çıktığında mesaj alanına girdiklerinizin altını çizmeyi, italik yapmayı vs. denemişseniz, zaten kullandığınız bile söylenebilir. Reddit, Diaspora, Stack Overflow ve SourceForge’a yorum verenler de aynı şekilde kullanıyor yıllardır.

Yapımcısı John Gruber ise Markdown’ı “web yazarları için bir metinden HTML’ye dönüştürme aracı” şeklinde tanımlamış, ta 2004’te. “Düz metin biçimlendirme sentaksı…” “Eposta-stili yazma…” ve “Özellikle ve sadece HTML’ye ön-işlem olsun diye tasarlandı…” Bunlar da “his master’s voice” kabilinden.

Markdown’a özgü, sadece Markdown’la kullanılan bir işaret yok tabii ki. Parantez, köşeli parantez, tire ve “#” gibi, “*” gibi, “^” gibi, tuşları hep yeni kalan noktalama işaretlerinin6 amacına göre değişen bir sıklıkla kullanımı söz konusu. Word gibi dinozorlar yumurta bile değilken kullandığımız basit yazılımlar (hatta, daktilo…) devrinden kalma eski moda vurgulama yöntemlerini işlevli kılması, —mesela, başlığın altına tirelerle çizgi çekmek gibi—, bana göre Markdown’ın en sevimli özelliği.

Bir örnek

(Multimarkdown insanı Fletcher T. Penney’den alınmıştır.)

Şöyle yazmak yerine:

<p>Geçerli <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/HTML">HTML</a> 
yazmak için, sözdizimi kurallarını doğru kullanmanız gerekir.
Bazı durumlarda ise belli kelimeleri kolayca <strong>bold</strong> 
yapmak ve belli kelimeleri de <em>italik</em> yapmak istersiniz 
sadece. Ya da bir liste oluşturmak:</p>

<ul>
<li>Kolay olmalı</li>
<li>Zor olmamalı</li>
</ul>

Böyle yazabilirsiniz:

Geçerli [HTML] yazmak için, sözdizimi kurallarını doğru 
kullanmanız gerekir. Bazı durumlarda ise belli kelimeleri 
kolayca **bold** yapmak ve belli kelimeleri de *italik* yapmak 
istersiniz sadece. Ya da bir liste oluşturmak:

- Kolay olmalı
- Zor olmamalı

[HTML]: http://en.wikipedia.org/wiki/HTML

Markdown niyedir…

Markdown, başlangıçta basit metinlerdeki işaretlerden HTML kodları üretmek gibi bir amaca sahipti ama bugün MultiMarkdown ve Markdown Extra gibi türevlerinin de desteğiyle, gerçekten de başlangıcına göre çok daha geniş bir kullanım alanı açmış bulunuyor kendisine.

Evet, asıl ünü blog patlamasına7 dayanıyor ama günümüzde blog tutmak haricinde GitHub8 gibi, Reddit, Django gibi farklı platformların olmasa da olur ama olmayınca olmuyoru olması gibi, bazı başarılı yazı araçlarının onları cazip kılan temel özelliği olması gibi artılara (desteklemecelere) sahip, dünya ölçeğinde sayıca büyük bir kitlenin parmak uzantısı haline gelmiş bir fenomen olduğunu söylemek abartı sayılmaz.

“Blogculuk” henüz popülerleşmeden ve hangi motivasyonlarla popülerleştiyse, demek ki aynı motivasyonların körelmesiyle9 popülerliğini yitirmeden önce, —bugünün ünlü platformlarından da önce— Movable Type10 varmıştı (bizzat bilmiyordumlu geçmiş zaman) ve 2004 yılından sonra Markdown, TinyMCE11 gibi online metin düzenleme araçlarının yok hükmünde sayılmasıyla Movable Type’a giriş yapmakta, bloglamakta kullanılıyordu. Kullanılıyormuştu.

Geçmiş zaman…

Markdown’ın faideleri

Markdown’la sadece yaptığınız asıl şeye, yazmaya odaklanarak metin girersiniz. Kolaylık, hız, netlik, uyumluluk gibi üstünlükleri var. Dosya boyutlarından tasarruf, avantajlarından en hafifi. “Bir kere yaz, birden fazla formata ‘doğru’ dönüştür” esnekliği ise en büyük avantajı.

Online yayıncılık dışında, mesela masaüstü yayıncılığının içerik yönetimi tarafıyla haşır neşirseniz ya da tez yazmak gibi, akademik metinler, makaleler ya da kitap uzunluğunda metinler yazmak, yazılmışları elden geçirmek gibi uğraşlarınız varsa, aynı kolaylıklar yine geçerli. Word’süz bir dünya mümkün!

Çoğunlukla göz ardı edilen künyeleme, tasnifleme, arşivleme vb. işlevleri olan Meta kodlarını ve bu kodlara karşılık gelen verileri taşıyabiliyor olması, Markdown (Multimarkdown) formatlı bir metnin gelişmiş özelliklerinden sayılabilir.

Dipnot düşmek, hiperlink kurmak, tablolar oluşturmak… Metinlere resim (adreslemesi) eklemek, belli paragrafların liste hiyerarşisini belirlemek… Bunlar da çok göz önünde olmayan ancak metinlerin fiziksel kompozisyonunu şekillendiren stil belirleme yeteneklerinden.

Elektronik kitapların da temelde birer HTML dosyası oldukları ve HTML/CSS spesifikasyonları ve okuyucu yeteneklerinin neredeyse her gün (abartısız) değişmeye devam ettiği düşünüldüğünde, metinlerin aslına en sadık formatta, düz metin olarak hazırlanıp saklanmasının, her çeşit çıktı senaryosuna hazır kalmasını sağlamak gibi bir avantajı da var.

Bu fasılda son olarak, Markdown’la yapılabilecekleri göstermesi bakımından ilginç bir örnek; web tabanlı sunum platformu Swipe.

Markdown’la daha güzel…

Herhangi bir metin editöründe Markdown “yazmak” mümkün. Ancak yazılarla yapılabilecekleri doğru yöneten yazılımlarla çalışmanın avantajları elbette daha fazla.

Ulysses III, iA Writer, Byword, Scrivener gibi metin editörlerinden ya da BBEdit, TextMate, Sublime Text, TextWrangler, Textastic gibi kod editörlerinden yaptığınız işe daha uygun olanını tercih edebilirsiniz. Olmadı, TextEdit veya Notepad gibi basit metin editörlerini kullanabilir, girdiğiniz metinleri, örneğin Marked’la ya da işletim sistemine eklenebilen komut servisleriyle —bir sonraki aşamada her ne yapacaksanız oradaki— dağıtıma hazır hale getirebilirsiniz.

Yukarıdaki yazılımlardan bazılarında, metinlerinizi e-kitap biçimlerine, mesela EPUB veya PDF dosya tiplerine dönüştürme yeteneği var. Çeşit lazımsa, DOC, DOCX formatlarına da çıktı alabiliyorsunuz.

Benden daha net bir tavsiye isterseniz, “Ulysses III” derim direkt. Şimdiye değin kullandıklarım arasında iA Writer’dan sonra en beğendiğim…

Hiçbiri bir dolmakalem değil elbette. Bir daktilo ya da…

E, yani!

“Feel vs. Think” – III

“The typographic constraints of plain text — a single typeface, in a single size, with no true italics or bold — are very much similar to the constraints of a typewriter. Imagine that someone was nice enough to buy you a gift: an original typewritten manuscript for a classic novel. Let’s say Fitzgerald’s ‘The Great Gatsby’. You could sit down with this manuscript and read it, straight through, and get pretty much the same reading experience as you would when reading it in the form of a nicely bound and typeset book. Yes, it would all be set in the typewriter’s smudgy fixed-width Courier-esque typeface, with underlining instead of italics, etc. — but the words would still flow, from page to mind, just as Fitzgerald intended.

The quote from Stanley Kubrick I used to start this article is one of my very favorites. When you write and read text that’s marked-up with HTML tags, it’s forcing you to concentrate on the think of it. It’s the feel of it that I want Markdown-formatted text to convey.” –John Gruber

  1. “Dive Into Markdown” (John Gruber’s Manifesto on Markdown) ↩︎
  2. Bitmesi uzadıkça aynı zamanda bir kılavuz olmaya doğru da gereksizce (internette zilyon tane var) evrilen, yine de güncellemeyi inatla sürdürdüğüm, ancak yazıp yazıp bir kenarda tuttuğum diğer müsveddelere göre bir önceliği olmayan o meşhum dosya. ↩︎
  3. WordPress.com Adds Support For Markdown: Is TinyMCE On Its Way Out? ↩︎
  4. WordPress duyurusu başlığı: Write (More) Effortlessly With Markdown — Temel özellikleri ücretsiz sunulan bir blog platformu olan WordPress.com’la WORDPRESS kolayca birbirine karıştırılıyor. Ancak daha önceki uygulamalardan bildiğimiz ve geliştirme kütüklerinden izleyebildiğimiz üzre, herhangi bir güzellik WordPress.com’a eklenir eklenmez WordPress.org’a, —dağıtımı özgür yazılım mantığıyla yürüyen self-hosting paketine— eklenmesi hemen bir sonraki ana sürümde gerçekleşiyor. ↩︎
  5. Markdown on Wikipedia ↩︎
  6. a) “İşaretleme dili” derken zorlanıyorum, çünkü HTML’nin bile bir “programlama dili” olduğu yanılgısı var ve bu durum, merak edip öğrenmek isteyebileceklere daha en başından ürkütücü gelebiliyor. b) Markdown, aynı zamanda destek sağlayan ortamlarda kendini üreten yazılımın, bir Perl betiğinin ismi. ↩︎
  7. Türkiye’deki portal pörtlemesi zamanlarına denk gelir… ↩︎
  8. GitHub on Wikipedia ↩︎
  9. Blog(lama)ların eski motivasyonlarını kaybetmesinin temel nedenlerinden biri olarak ayrıca bakınız: “What I would have written” ve “The Latency of Dialogue” ↩︎
  10. Movable Type ↩︎
  11. TinyMCE on Wikipedia ↩︎
  12. Markdown furyasının nerelere vardığını ya da nerelerde dolaştığını görmek için şu liste güzel bir liste: “78 Tools for Writing and Previewing Markdown”. Şu da güzel, derli toplu bir kaynak: “What is Markdown?” ↩︎
Kategori: yazı

Bir yorum yaz