Müebbet Ölüm

Ali Riza Esin, 14 Şubat 2008 — 1 dk.

Akıl insana yaşamayı emreder, koşullanmalar ölmeyi. Ölmeye koşullanmıştır bazı insanlar, motive edilirler ölüme. Ölecekmiş gibi yaşarlar ki bu dünyaya sonra ölmek için gelmişlerdir. Ölümden sonrası gözetilerek yaşanır, eğer ölümden sonra iyi bir hayat(!) düşleniyorsa, şekil itibariyle ona göre bir duruş sergilenmelidir, genellikle herkes nasıl duruyorsa.

Yaşarken de ölünür. Zaten ölüm odaklı yaşanan hayatlar, yaşam süresince karşılarına çıkabilen ve aslında başa çıkmaları gereken etkileri, teslimiyetçi bir tevekkülle karşılarlar. Karşılayamayanlar için bu zayıflıktır, dirayetsizliktir ve yaşarken ölünür, teslim bayrağı çekilir hayata karşı.

Zaten alınlarında yazılıdır insanların başlarına gelecekler, karşı durmak boşunadır. Onun yerine dünyalar batırılır, rüyalar bitsin istenir kendiliğinden. Zaten öyle gelmiştir başa gelen; başa gelen çekilir.

Kurallar vardır, karşı durulduğunda sonra çekilecek müebbet cezaların kapakları.

Hapseder bazı insanlar kendilerini; Yaşamdan öte köy beklenir. O köy bizim köyümüzdür, gitmesek te kalmasak ta hiç varılamayan ve aslında olmayan.

Kategori: yazı