Önden aydınlatma

Ali Riza Esin, 12 Nisan 2011 — 1 dk.

“A painter should begin every canvas with a wash of black, because all things in nature are dark except where exposed by the light.”
—Leonardo Da Vinci


Yeryüzünde insana doğal ve tanıdık gelen ne varsa, onlar, bunlar, nesneler, eşyalar, nesneleştirdiğimiz kavramlar, hepsi ama hepsi önden aydınlatmalı. Güneşin altındaki şeyler güneşle aydınlanıyor. Öyle görebiliyoruz ve kavrayabiliyoruz; yoksa karanlık her şey ve aslında siyah.

Buna mukabil “sanal” dediğimiz ve çok net görebiliyor olsak bile yabancılanması daha mümkün şeylerin tamamı arkadan aydınlatmalı. Ekranları düşünün…

Reklamcılık örneğiyle bakalım. Bu ayrım öyle açık ki, yaptığınız şey önden aydınlatmalıysa, yani sizin arkadan verdiğiniz ışıkla değil, görenin, duyanın tarafından vuran ışıkla aydınlık bir yer bulabiliyorsa zihinlerde, işini görüyordur denebilir. Yoksa siz ne kadar ittirirseniz ittirin, işgüzarlıktır; iletişim adına etkinliği tartışmaya açıktır.

Biz hep buradayız.

Gerisi arkadan aydınlatma ve lafügüzaf.

Kategori: yazı