Sansüre Karşı Ortak Platform Deklarasyonu

Ali Riza Esin, 24 Haziran 2010 — 2 dk.

Birinci maddesi, “İnternet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.” olan bir bildiridir bu. Diğer maddeleri, -yıl 2010- bizleri böylesi maddeler dizmeye iten nedenleri açıklamakla birlikte, derhal düzeltilmesi gerekenleri listelemekte.

Bildiriye www.sansursuzinternet.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Ortak bildiri, gelinen noktanın doğal bir sonucu ve tüm bunlardan şöyle ya da böyle etkilenenlerin en doğal hakkı olarak buna yol açan sorumluları, bugün Türkiye’de halen bunları konuşmak durumunda kalabiliyor olmamızın müsebbiplerini istifa etmeye çağırıyor; belki doğru düzgün habercilik yapan, “habercilik” servis ettiği toplumun genel çıkarlarını kendi cari çıkarlarından üstte tutan haber sitelerinden, televizyon kanallarından birinde rastlamış, radyolardan birinde dinlemişsinizdir. İşte o şey, bu şey. Veya o şeyin işte bu şey olması gerekiyordu.

Okuyun ve katılıyorsanız altını ‘online’ imzalayın.

Okuyun ve katılmıyorsanız dahi, bunu bundan haberdar olması gerektiğini düşündüğünüz kişilere iletin; onlar da ister katılsın ister katılmasın. Sizden gayrı olanlara gösterdiğiniz fikrî saygı anlamında bunun bir fırsat yarattığı fikrime katılır mısınız, katılmaz mısınız, bunu bilmem şu anda mümkün değil. Bunu sadece “düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı” sizi de ilgilendiriyorsa yapın demek istiyorum.

İnternet sansürü hadisesi, kimilerinin öne sürdüğü farklı argümanlardan ibaret değil. Konu sadece YouTube yasaklamasından, bardağı taşıran son damla olan -yaratacağı sonuçlar bilinmesine rağmen fütursuzca ve hukuk dışı bir şekilde uygulamaya başlanan- Google servisleri engellemesinden ibaret değil. Bilinmeyen, bilinmesi gereken çok ince detaylar, buna mukabil tüm bunları oldukça ayrıntılı olarak açıklayabilen bolca kaynak var.

Bu konuda sadece size ait olması gereken düşünce ve fikir inisiyatifinin başkalarınca hor kullanılmasını, -bırakın hor kullanmayı, “kullanılmasını” ister misiniz, istemez misiniz? Her başlıkla ilgili olduğu gibi, “internet sansürü” başlığının da asıl sorusu budur.

İnternetle ilgili gerçekten kamu yararı gözeten ve tüm dünyanın suç saydığı fiilleri engelleyen kurallara ve yasa maddelerine, internet sansürüne karşı olan hiçbir kişi ve kurum karşı değil.

Bunun aksini iddia edenler bilerek veya bilmeyerek konuyu saptıranlar ve Türkiye’de bu konuda nelerin olup bittiğini bildikleri halde durumlarını korumaktan başka kaygı taşımayan statükoculardır. Bu sonuca siyasi yelpazeye dahil her parti dahildir; buna parti programları aksini öngörse bile günümüz dünyasından kopuk yaşayan, kendi iradelerini çok bildiğini zannettikleri başkalarına emanet eden, internet anahtarlarını günü kurtarmaktan başka bir işe yaramayan danışmanlarına, yardımcılarına havale eden siyaset kişileri dahildir.

Gelecek bir gün gelecek, evet. Nasıl geleceğinin kararını hazır elinizin altındayken kendiniz verebilirsiniz. Bu kararı verseniz de vermeseniz de yarın zaten vermiş olacaksınız.

Kategori: yazı