Senlik benlik meselesi

Ali Riza Esin, 4 Mayıs 2011 — 1 dk.

“Zekânın nasıl işlediğini görüyoruz ama sevginin nasıl işlediğini görmüyoruz. Sevginin yolu zekâyla bulunmaz. Sevginin varolabilmesi için zekâ, bütün sonuçları, bütün arzuları, hırsları ve uğraşlarıyla sona ermelidir. Sevdiğiniz, birlikte çalıştığınız zaman kendinizi düşünmezsiniz, bunu bilmiyor musunuz? En yüksek zekâ biçimi budur – daha üstün bir varlık olarak ya da iyi bir pozisyondayken sevmek değil; o korkudan ibarettir. Çıkarınız söz konusuysa ortada sevgi olamaz; sadece korkudan doğan sömürme süreci vardır. Dolayısıyla sevgi ancak zihin mevcut değilken varolabilir. Bu yüzden zihin denen süreci ve zihnin işlevini anlamamız gereklidir.

Ancak birbirimizi sevmeyi bildiğimiz zaman ortaklaşa bir çalışma olabilir, akıllıca iş görülebilir ve herhangi bir meseleyle ilgili bir araya gelinebilir. (…) Ancak benliğin tüm yapısını, anlama yoluyla kaldırıp attığınızda ebedi, zamanın ötesinde ve ölçülemeyen o şey var olabilir. Siz ona gidemezsiniz, o size gelir.”

J. Krishnamurti, İlk ve Son Özgürlük, S. 133

Ah be abicim…

Kategori: yazı