Uçurumda ayna var

Ali Riza Esin, 27 Aralık 2011 — 1 dk.

Şöyle rivayet edilir…

Nietzsche yazılarını yazarken bilgisayar yokmuş.

Friedrich…

Ha, daktilo icat edilmişmiş ve Basel’de de varmış bir tane ama sırayla kullanıyormuş öğretim üyeleri. Ona pek sıra gelmiyormuş.

Gel zaman, git zaman, sene 1881, evine hediye paketi içinde daktilo göndermiş birileri ve yazılarını bir süre onunla yazmış ama pek ısınamamış. Sevmemiş. Sevmemesi gerekiyor bu durumda çünkü. Gerçi sevmiş olsaydı da bu hikâyeyi değiştirmez.

Hikâye şu:

“Sen uçuruma baktığında, uçurum da sana bakar…” falan diye bir sözü varmış ya… Hani, “Uçuruma gözlerinizi dikip baktığınızda, uçurum da sizin içinize bakmaya başlar.” deniyor falan… O külliyen yalan.

Aslında “ayna” demek istemiş. Ama yazmış bulunmuş yanlışlıkla ve silememiş. Mesele budur. Sonra da düzeltmeyi unutmuş ve aynen yayımlanmış. “Aynanın içine (aynaya doğru demek bu Almanca) baktığında ayna da sana bakar”mış onun doğrusu. Adam Spiegel yerine Klippe yazmış; ne var?..

Şu var tabii… Hikâyenin şöyle bir sorunlu yanı var. Sadece bu sözünde ve sadece bu sözün geçtiği yerde geçmiyor Klippe

Neyse ne işte! Adam uçurumla bozmuş olabilir kafayı. Uçurum aşağı, uçurum yukarı… Ne o öyle uçurum muçurum…

Olur mu hiç! Baksana zaten, hiç öyle bir göz var mı adamda!

Friedrich Wilhelm Nietzsche

Hem aynanın şöyle bir artı güzelliği daha var:

Aynanın olduğu yerde sen aynaya baksan da bakmasan da ayna sana bakıyordur.

Şu resminde de bakınız, aynaya bakarken kendisi.

Friedrich Wilhelm Nietzsche

Böyleyken böyle.

Kategori: yazı