Ülkeler değil, meclisler savaşsın

Ali Riza Esin, 23 Aralık 2011 — 2 dk.

Dünyadaki tüm savaşları yeryüzünden tamamen kaldırabilecek, insanlara huzur ve sükûnet —ve güven de tabii— getirecek bir önerim var. Demokrasi çerçevesinde…

Öyle yaptırımlarla, müeyyidelerle falan yürümüyor bu devletlerarası ilişkiler. Diplomasiyle filan… Görüyoruz. İşlemiyor.

Birbirine yan bakan ülkelerin milletvekilleri, ama sadece milletvekilleri, aralarında savaşsalar ya milleti temsilen? Temsilcimiz değiller mi? Sadece oturup kürsüden ahkâm kesmek için mi alıyorlar o paraları?

Böylece ne ordu derdimiz kalır, ne askeri harcamalar… Birleşmiş milletlerden çıkartılacak bir kararla her ülkenin bunu yapması sağlanabilir. Bizden daha zengini yok şu anda dünyada; bütçeler delik deşik. Silah alımları, ideololoji ihracı vs. gibi konulara harcanan paralardan yapılacak tasarruf, ekonomik krizin kesin çaresi olabilir. Ne yani, olamaz mı?

Mesela meclis başkanları başkomutan olsun doğrudan. Bizim bir padişahımız var zaten, başkaları nasıl yapar bilemem. Bunu da onlar düşünsün.

Meclisleri telef olan ülkeler yenileyecekleri seçimlerle parlamentolarını tazeleyebilirler kolayca. Milletvekili seçilme yaşı 20’ye kadar indirilebilir. Kapatılan askerlik şubeleri ve dahi kışlalar, karargâhlar, oy sandıkları için sabit yerler haline gelebilirler.

Ve o meşum zaman geldiğinde mesela Sarko Paşa’yla Cumhurbaşkanımız mı eşleşir, padişahımız devletlimiz mi ele alır meseleyi o meclis muharebesinde, kim kimin meclisine gidecektir sefere, diplomatik yollar denenir mi öncesinden, basın mensupları davet edilir mi, aynı uçakta mı giderler, tüm bunları ve akla gelebilecek başka detayların yanıtlarını bilmem mümkün değil; ben bir çözüm önerisinde bulunuyorum sadece.

Ortadoğu meselelerinin an itibarıyla odak noktası olan Suriye sorunu, istenirse üç günde ortadan kalkabilir bu sayede. Başbakanımız devletlimiz, milletvekilleri birbirleriyle kapışırken Beşar Esad’la mırra mı içerler eski güzel günlerin hatırına, çay mı içerler… Bilemem. Konuya taraf olan Arap ligi meclislerinden katılım istenir mi yoksa bizim milletvekillerimiz bu sorunu çözmeye yeter mi deriz… Bilmiyorum.

Şunu iyi biliyorum ama… Bizim bir milletvekilimiz elli Fransız milletvekilinin ömrüne bedel! Öldürürler en azıyla gülmekten!

Çıkabilecek iç savaşları da yine demokrasi içinde, ülkeye, vatandaş ölçeğine yayılmasına gerek kalmadan bitirmek mümkün. Aynı mantıkla. Maksat demokrasi kazansın. Hatta kim daha demokratsa o kazansın!

Önerim çerçevesinde behemehal sefer hazırlıklarına başlanmalıdır. İlk sefer Fransa’ya düzenlenmeli, milletvekillerimizin masrafları komisyonlardan şimşek hızıyla geçirilerek meclis bütçesinden karşılanmalı, harcırahlar konusunda aziz milletimizin cömertliği dikkate alınmalıdır. Sefer hazırlıkları konusunda gerekirse Pargalı İbrahim Paşa’ya danışılabilir.

Gazımız mübarek olsun şimdiden.

Kategori: yazı