İnsan zaaflarını paraya çevirmek

Ali Riza Esin, 15 Şubat 2007 — 1 dk

Para kazanmanın en “kolay” yöntemlerinden biridir; insanların zaaflarını incelemek, sonra nabza göre şerbet vermek. Formül ortada. Neden bastırılmış olduğuna aldırmadan, insanların dürtülerini su yüzüne çıkarıp kaşıyın yeter. Neye mal olduğu önemli değil, talep edildiğini söyleyebilirsiniz.
İnsanların birbirlerini aşağılamaları seyredilmek mi isteniyor? Verin coşkuyu ekranlara!

Sürün en yakası açılmadık “ürünlerinizi” piyasaya. Artık ne sattığınız, topluma neyi enjekte ettiğiniz organizasyon yeteneğinize ve hitap ettiğiniz pazarın “arzu” şiddetine kalmış bir konudur. Dibe battıkça dejenerasyonun şiddetini arttırabilirsiniz.
Eskiden buna dolandırıcılık denirdi. Şimdi liberalizm deniyor.

Peki liberalizm tam olarak nedir?

NTV’de yayınlanan Eko Diyalog programının 21 Ocak 2007 tarihli tekrarıydı. Asaf Savaş Akad yönetimindeki ekip, Pendikli işadamlarının sorularını yanıtlayarak programın sonuna yaklaşıyorlardı ki, bir konuk liberalizmin anlamını sordu. Önce kuramsal ama genel geçer bir yanıt geldi. Bu yanıtın artık günümüzdeki pratiklere karşılık gelmediğinden hayıflanan Mahfi Eğilmez tanımı güncelleştirecek ama bir o kadar da gürültü koparacak samimi bir soruyla konuşmasına başladı. Bir tartışma patlak vermek üzereydi ki oturumu yöneten Akad, apar topar programı kapatıverdi.
Tam da öğrenecekken…

Orhan Veli’yi “Böcekler” şiiriyle anarak bitirelim.

Düşünme,
Arzu et sade!
Bak, böcekler de öyle yapıyor.

Orhan Veli Kanık

Bu yazı daha önce Exlibrary’de yayımlanmıştır.

“We do not remember days, we remember moments.” — Cesare Pavese